Şekerci Cafer Erol

 

Basından

Geri dön

İstanbul Life, Ocak 2005

Çiçek gibi çikolata: Picotee

Çikolata... Karşı konulmaz lezzet. Yüzyıllar öncesinde 'Tanrıların yiyeceği' olarak adlandırılan bu eşsiz tatlı, haklı unvanını başka bir ürün grubuna kaptıracağa benzemiyor. Çünkü çikolata; çekici, gizemli ve çok çeşitli... Bazen süprizlerle dolu, bazen ciddi, bazen çok renkli.

Picotee; ilk başta yabancı bir firmanın ürünüymüş gibi düşünülse de üreticisi bizlerin hiç de yabancısı olmadığı bir müessese. Picotee'nin üreticisi; kuruluşu 200 yıl öncesine kadar dayanan Kadıköy'ün meşhur şekercilerinden Şekerci Cafer Erol. Firma, geniş ürün yelpazesine kısa bir süre kadar önce çikolatayı da eklemiş. Şekerci Cafer Erol'un el üretimine ağırlık vererek hazırladığı Picotee Çikolatalan'nın adının ne anlama geldiğini ise Yönetim Kurulu Başkanı Nurtekin Erol şu sözlerle açıklıyor: "Picotee; İngilizce bir kelime. Ebruli karanfil demek. Çiçeğin en önemli özelliği yapraklarının etrafını sınırlayan değişik renklerdeki bordürleri. Ana rengi ise genellikle beyaz. Her çiçeğin olduğu gibi Picotee'nin de bir manâsı var. İçten geleni sunmak, armağan etmek demek. Bu nedenle bize çok uygun geldi. Çalıştığımız temel alan şeker ve tatlı da olsa; değişik lezzetler ve farklı ürünlerle firmamızı renklendiriyoruz tıpkı Picotee çiçeğinin değişik bordürleri gibi. Ve bizim kendi el emeğimizle ürettiklerimizi dostlarımızla paylaşıyoruz yani bizden olanı sunuyoruz, armağan ediyoruz."

El emeği Picotee çikolatalan, çok çeşitli altematifleriyle bizleri karşılıyor. Truffle, pralin, spesiyal çikolatalar, madlen bunlann sadece birkaçını oluşturuyor. Çikolatanın yapımında çok fazla püf noktası var. Şekerci Cafer Erol; Picotee'nin üretiminde bu noktaların üzerinde hassasiyetle duruyor. Amaçlarının temeli ve birinci maddesi Picotee'nin üretim aşamasından tüketim aşamasına kadar olan zamanında kaliteyi en üst düzeyde tutmak. Onlar için imalatın kalitesini belirleyen en önemli etken hijyen. Üretim aşamasındaki her basamağın ise ayrı ayrı önemi var. Kuvertür yani kakao, kakao yağı, süt ve süt tozu ise kalite belirleyicilerinin ası. İşte bu nedenle Picotee Çikolatalarının üretimi için en kaliteli malzeme titizlikle seçiliyor. Üretim için Brezilya kakaosu kullanılırken Doğu Anadolu'dan badem, Gaziantep'ten fıstık ve Giresun'dan fındık özel olarak getirtiliyor. "Peki biz tüketiciler, kaliteli çikolatayı ilk bakışta nasıl tanıyacağız?" diye sorduğumuzda ise Nurtekin Erol; "Kaliteli çikolata; parlak, sert, gözeneksiz veya az gözenekli; kolay eriyen, damakta yağ tadı bırakmayan çikolatadır." diyor ve ekliyor; "Isıya maruz kalmış çikolatalar yenilmemeli. Bayramlarda, yılbaşlarında kalitesiz, dışarıda satılan çikolatalara rağbet ediliyor. Bu çok yanlış... İçlerinde sentetik katkı maddeleri ve uluslararası kodekse uygunluğu ispat edilmemiş hammadde veya yardımcı maddeler var. Bu durum ciddi anlamda sağlığı tehdit ediyor..."

Şekerci Cafer Erol'un hedeflerinden bir diğeri de kaliteli çikolata tüketiminin tıpkı yurtdışında olduğu gibi Türkiye'de de bir kültür olması, sadece özel günlerde hediye olarak düşünülmemesi. Bu durumun firmalar arasında da kalite rekabetini getirerek çıtayı daha da yükselteceğini düşünen Nurtekin Erol; çikolatanın üretimi, sunumu ve ikramıyla başlıbaşma bir kültür olduğunu belirtiyor. Görüntü, koku, damak tadı ile bu kültürün giderek daha da yaygınlaşacağını düşünen Şekerci Cafer Erol için diğer önemli bir etken de ambalaj ve çikolata sunumları. Bu ambalajlar ile de firmanın beşinci kuşak temsilcilerinden Hakan Erol özel olarak ilgileniyor. Eğitimini aldığı grafik tasarımı ile orjinalitenin peşinde olduğunu hissettiren Hakan Erol; Picotee Çikolatalan'nın ambalaj malzemelerini yurtdışından bizzat kendisi seçiyor. Ambalajları hazırlarken çikolatanın alındığı kişinin yaşını, mesleğini, eğitimini hatta varsa özel bir hobisi olup olmadığını bile soruyor. Çikolata tasarımları için de günlerce uğraşan Hakan Erol; bu işleri severek yaptığını amacının da gelenekseli yaratıcılıkla birleştirmek olduğunu söylüyor...

Çikolataseverlere bir müjde: İyi çikolata kakao yağı ile yapıldığından sanılanın aksine daha az kalorili. Kakao yağı, diğer doymuş yağlara göre yaklaşık üçte bir daha az kalorili. Çikolata ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirip, serotonin seviyesini arttırarak mutluluk hissi veriyor. İçeriğindeki antioksidan maddelerle kalp krizi ya da beyin kanamasını önlediği de yadsınamaz gerçekler arasında sayılıyor. Çikolata yemenin bile sanat olduğunu önemle vurgulayan Nurtekin Erol'a göre çikolatanın muhakkak oda sıcaklığında tüketilmesi gerekiyor. Ağızda uzunca bir süre tutulduktan sonra yenilmesi gerektiği, yanında çay veya kahve içilmesi de tavsiye edilenler arasında. Şekerci Cafer Erol, işte tüm bu üretim sürecindeki titizlik, hijyen, özen ve dikkat ile değişik tasarımlar ve orjinal ambalajlanyla, en önemlisi müşterilerine sunduğu püf noktalanyla öne çıkıyor. El emeği çikolatalarında klasikle yeniliği harmanlayarak genç, dinamik ve şık bir çikolata markası yaratan Şekerci Cafer Erol daha uzun yıllar ağzımızı tatlandırmayı hedefliyor.