Şekerci Cafer Erol

 

Akide Şekeri

Akide Şekeri Çeşitlerimiz
Fındıklı Akide Şekeri
Hindistancevizli Bonbon
Meyvalı Bonbon
Kahveli Akide Şekeri
Pralinli Bonbon
Muzlu Akide Şekeri
Portakallı Akide Şekeri
Susamlı Akide Şekeri
Çilekli Akide Şekeri
Nane Limonlu Akide Şekeri
Limonlu Akide Şekeri
Tarçınlı Akide Şekeri
Naneli Akide Şekeri
Bergamotlu Akide Şekeri
Karışık Akide Şekeri
Lohusa Akide Şekeri
Pralinli Bonbon
Portakallı Akide Şekeri
Fındıklı Akide Şekeri
Hindistancevizli Bonbon
Naneli Akide Şekeri
Çilekli Akide Şekeri
Muzlu Akide Şekeri
Kahveli Akide Şekeri
Meyvalı Bonbon
Bergamotlu Akide Şekeri
Limonlu Akide Şekeri
Tarçınlı Akide Şekeri
Nane Limonlu Akide Şekeri
Susamlı Akide Şekeri
Karışık Akide Şekeri
Karışık Akide Şekeri
Paket Akide Şekeri
Poşet Akide şekeri
Paket Akide şekeri

Şekerin kullanımı, milattan önce üç bin yılında Hindistan’da şeker kamışından elde edilerek başlamıştır. Batıya ise yine milattan önce 235 yılında Hint kıyılarını keşif için gelenlerle aktarılmıştır. Hatta şeker o dönem şeker kamışından çıkan bal olarak adlandırıldı. Haçlı seferleri sonunda ise Avrupa şeker ile tanıştı. Önce İspanya’da sonra Güney Fransa’da şeker üretimi gerçekleşti. Buradaki kaynakların yetmediği durumlarda Suriye; Avrupa’nın şeker kaynağı oldu. Şeker tüketimi ise ancak 19.yy’da büyük boyutlara ulaştı. Türklerin ise ancak Anadolu’ya geldikten sonra şeker ile ilişkileri başladı.

Osmanlı döneminde şeker bambaşka bir formasyona girerek farklı adlandırılmaya başlandı. Şeker en güzel halini alarak “akide şekeri” olarak isimlendirildi.

Akide; sözlük anlamı olarak "bağlanma" anlamı taşır. Özel olarak üretilen akide şekeri askerlere ikram edilirdi. Yeniçeriler de kendilerinin yaptığı akide şekerini divana ikram ederdi. Bu tören askerlerin padişaha bağlılıklarını, memnuniyetlerini ve itaatlerini kanıtlıyordu. Böylelikle padişahlarına akitle bağlanmış oluyorlardı.

İşte bu önemli Osmanlı geleneğinin şimdiki yansıması ise pirinç kapaklı kavanozlarda akide şekerini renk renk sergileyen Şekerci Cafer Erol’da sürüyor. Şekerci Cafer Erol’daki akide şekerinin farklılığının ve bu denli özel oluşunun nedenleri; hammadde olarak şekerin kalitesi, üretilecek olan akide şekerinin cinsine göre içine atılacak olan kuruyemişin veya meyvenin yılın belirli dönemlerinde sadece belirli bölgelerden alınması, lezzetini arttırmak için konulan bal ve tabii ki ustalık bilgisidir.

Misyonu; geçmiş tatlar ve gelecek arasında köprü görevi olmak olan Şekerci Cafer Erol’da bu gelenek yüzyıl önceki usuller ile yeni damak zevkleri bir araya getirilerek gerçekleştiriliyor. Şeker ustalıkla karıştırılmaya ve hazırlanacak olan akide şekerinin cinsine göre içinde fındık, fıstık veya meyvelerin konulması ile kaynatılmaya başlanıyor. Yüzyıllık büyük bakır kazanlarda saatler süren bir kaynama ise Şekerci Cafer Erol’daki akide şekerlerinin lezzetinin önemli püf noktalarından birini oluşturuyor. Kaynatılan bu güzel aromatik lezzet, daha sonra mermer tezgahlara dökülüp vakit kaybetmeden usta ellerde yoğrulmaya başlanıyor. Yoğrularak harmanlanan bu lezzet,daha sonra butik üretim tarzında hazırlanıp şekli verilerek özel şeker makasları kesilip son halini alıyor.

Şekerci Cafer Erol; bu üretim tekniğini tamamen yılların verdiği tecrübe ile akide şekerine karşı duyduğu saygıyı da ekleyerek onlarca çeşit akide şekerinin lezzetine lezzet katıyor.